2 Mart 2009

Öyle işte...

Anlamıyorum! Etrafımda konuşulan hiçbir dili anlamıyorum. Herkesin dilinde ortak tek bir kelime : "BEN!". Ben kimim? Hiçbir saat koluma tam oturmuyor. Dört bir yandan akıyor zaman. Dünyanın kol saatine göre yirmi senedir kafamın içinde savaşan düşüncelerin dilini anlamıyorum. En keskin kılıçlarıyla kesiyorlar birbirlerini. Belki savaşmıyorlardır. Birbirlerine en güzel hediyeleridir belki de ölüm. Anlamıyorum ölümü. Zaten anlamak için ölmek gerekir. Yaşamayı hiç anlayamadım bile. Çünkü hiç ölmedim ben. Harfler, kelimeler, cümleler, yazılar, kitaplar... Tek kitap ansiklopedi. Yorumsuz bilgi. Ansiklopedileri hangi dilde yazmışlar bilen varsa öğretsin. Kırk yıl kölesi olurum. Saatim yok. Boynuma duvar saati astım. Ağır geldi. Omuzlarımda bin yılların yükü var. Anlatamıyorum. Hangi alfabenin hangi harfi anlatabilir ki "keyif"i. Şiddetli bir orgazmdan sonra, kaslara sormak lazım bir de. Afrikadaki bir kabilenin bir savaşçısı gibi. Nasıl anlatacaksın derdini? Nasıl anlatacak keyfini? Ciğerden göç ettirilen rüzgar, geliyor dudakların gümrüğüne. Çıkmasını istemesem bile, veriyor rüşvetini gidiyor rüşvetsiz kulaklara. Rüşvetin dilini bilmiyorum, durduramıyorum. "Ne yapmak istediğini bilmiyorsan, ne yapmak istemediğini düşün!". Cevaplar apaçık. Okuma bilmiyorum. Cevaplar her yerde. Soru soramıyorum. Bilmek için ölmek gerekir. Ölemiyorum!

Anlamıyorum...

6 yorum:

Porcelain Babé dedi ki...

Tek kelimeyle bayıldım.Git gide daha da iyi yazmaya başlıyorsun Haruncum.=)

dübüratif patetez dedi ki...

ehi :D rüyamda yazdım ben bunu yav. geriye kağıda dökmek kaldı.

hmtekin dedi ki...

"Hiçbir saat koluma tam oturmuyor"



pek güzel...

Manda-Lina dedi ki...

devam harun tam gaz çok iyi şeyler çıkıcak ortaya .

dantellektüel pesoptimist dedi ki...

çok güzidebieser olmuş efenim

dübüratif patetez dedi ki...

teşekkür ederim efenim :)